Amsterdam deyince, giderek muhafazakarlaşan ülkemizde gözler parlar, çünkü dünyanın çok az yerinde bir turist olarak seks ve uyuşturucuya ulaşım bu kadar açık, kolay ve güvenli olabilmektedir…

Oysa gelin görün ki, az sonra aşağıda anlatacağım bütün bu hınzır unsurlar, özellikle Amsterdam’ın belirli bölgelerinde toplanmış olup; genellikle Hollanda halkından değil de, turistlerden ilgi görmektedir… Coffeeshop, smartshop, vitrinler ve bütün bu konular hakkındaki ilginç müzelerin tamamen turistik birer atraksiyon malzemesi olarak kurgulanmış olduğunu söylesem, pek de abartmış sayılmam…

Amsterdam’ın tarihte de uğrak bir liman kenti olması sebebiyle, limana yakın olan De Wallem’e (Red Light bölgesinin esas adı) 15. Yüzyıl itibariyle önce göçmenler yerleşmiş, bunun paralelinde de şehre gelen denizcilerin ihtiyaçlarını karşılamak için fuhuş başlamış. Fuhuş, bazen çeşitli sebeplerden yer altına inse de, şehrin bu bölgesinde her zaman devam etmiş… Zaman içinde vitrinlerin ortaya çıkışıyla, kızlar bağımsız çalışabilir olmuşlar, başka birisi için çalışma durumu ortadan kalkmış… Bu da, hep eleştirel gözle baktığım bu vitrin hadisesinin kendi içindeki iyi bir yönü sayılabilir belki…

Kırmızı ışık meselesi ise evrensel bir anlam taşıyor, tarihte belli cinsel hastalıkların ciltte oluşturduğu deformasyonun görülmemesi için kullanılan kırmızı ışık, zamanla o mekanda fuhuş yapıldığını belirten ve tüm dünyada kullanılan bir işaret haline gelmiş… Eğer vitrinde yanan ışık morsa; bu vitrindeki kişinin transseksüel olduğu anlamına geliyormuş…

 

RED LIGHT DISTRICT’TE MÜZELER, VİTRİNLER VE HAYAT

Günümüzün Red Light District’ine gelince; mahallede genel olarak turistik bir havanın hakim olduğunu söyleyebilirim… Üzücü ve batak bir görünümden çok; “kuzeyli bir nizam” ve “ölçülü bir mizah” göze çarpıyor Red Light District sokaklarında…

Önce bir sabah kahvesi içmek üzere Koko isimli bir kafe/mağazada kahve molası veriyoruz. Bu mekanda üzerinde oturduğumuz sandalyeler dahil, her şey satılık… Hayır… Koko’da herhangi bir hınzırlık yok… Bu kafede bulabileceğiniz en “hınzır” şey belki de Hindistan cevizli kapuçinonun enfes lezzeti…

Bulunduğumuz Oudezijds Achterburgwal, Red Light bölgesinin ana caddesi sayılabilir. Ortadan geçen kanalın iki tarafında sağlı sollu kırmızı ışıklı vitrinler, striptiz kulüpleri, canlı seks gösterilerinin sahnelendiği tiyatrolar, Fuhuş Bilgi Merkezi (Prostitution Information Center) isimli bir müze, Erotik müze ve Haşhaş Müzesi gibi, dünyanın neredeyse her yerinde bulunan, ama kanunsuz ya da gizli kapaklı yapılan her şeye dair mini bir koleksiyon en şeffaf haliyle duruyor… Bunları izleyerek, Warmoestraat’a geliyoruz, burada da bir çok coffeeshop, smartshop, komik ve belki bazılarımıza göre de yüz kızartıcı sayılabilecek hediyelik eşyalar ve seks oyuncakları satan dükkanlar mevcut…

 

RED LIGHT DISTRICT’IN RUHUNU ANLAMAK İÇİN GEZİLMESİ GEREKEN BİR MÜZE

Mahallede biraz zaman geçirip, karnımızı doyurduktan sonra Red Light’ın tuhaf konulu müzelerinden birini gezmeye karar veriyoruz. Diğerlerine göre nispeten yeni ve Red Light District’in ruhunu biraz kavramamızı sağlayacağını düşündüğümüz, Prostitution Information Center’da karar kılıyoruz. Burası zamanında Red Light’ta çalışmış emekli bir seks işçisinin kurduğu ve sanırım biraz bu işi yapan insanların iç dünyalarını, nasıl hissettiklerini, nasıl motivasyonlarla bu işi yaptıklarını anlamaya da yönelik…

Türünün tek örneği olan bu müze, bu bölgenin tam merkezinde yer alması itibariyle de ilginç; önce bütün o vitrinlerdeki kızların ve kalabalığın içinden geçiyorsunuz. Sonra “baaam” diye kendinizi vitrinde buluyorsunuz… Çok akıllıca kurgulanmış ve bir çok da ilginç bilgi paylaşıyor gezenlerle…

Mesela bir vitrinin 8 saatlik kirası €150; arkada da minik bir yatak odası bulunuyor… Mahallede her sabah bu odaların temizlenmesi, kızların dinlenip, yeni gün için hazırlanması, odalara yapılan yemek servisi gibi rutinler var… Herkes bu işe gönüllü başlamıyor, ama gönüllü başlayanlar da var, müzede iki perspektifi de görme şansınız var. İnsanların bir vitrinin önünden geçerken neler yaptıkları, içeriye nasıl baktıklarını gösteren filmler; vitrinde durup sokağa bakmanın ve müşteri beklemenin nasıl bir his olduğunu anlamanız için gerçek bir vitrin… Kısacası vitrinlerde bekleyen kızların dünyasını anlamak için gereken her şey bu müzede mevcut… Çıkıştaki itiraf panosunda ise her türden insanın yazdığı onlarca ilginç itiraf hem komik, hem de akıllara biraz durgunluk verebiliyor… Unutulan eşyalar arasında bulunan nazar boncuklu anahtarlıklar ise çok tanıdık…

Sonuç olarak öyle ya da böyle dünya üzerindeki herkeste olan bir içgüdü, nedense dünyanın doğusuna gittikçe bastırılıyor ve seks konusundaki en büyük vahşetler; kadın ve çocuklara yapılan saldırı ve tacizler en çok da bastırılan toplumlarda yaşanıyor. Bu sebeple hepimizin içinde olan bir içgüdünün özgürce ifade edilebildiği yerlerden biri olan Red Light District en mazbut okuyucum tarafından bile görülmeli bence… Neden ortamda pek fazla Hollandalı’nın bulunmadığının üzerinde de düşünmek faydalı olacaktır…

 

COFFEESHOP DENEYİMİ

Öncelikle bilmeyenler için “coffeeshop”un kahvehane olmadığını ve Amsterdam’da hafif uyuşturucu satışının serbest olduğu kafelere coffeeshop dendiğini belirtmek isterim…

Bu yazıyı yazmaya karar verdiğimde, daha önce defalarca Amsterdam’a gittiğim halde, pek de ilgilenmediğim bir konu olan coffeeshoplarla ilgili sıkı bir araştırma yaptım. Genel havayı yakalayabilmek için elimdeki isim listesinde adı bulunan bir çok mekana girdim çıktım… Genel izlenimim, bu işin, büyük sofralar, neşe ve sohbetten hoşlanan, bendenize hiç uymadığı şeklinde olduysa da; kendimi sizin için feda edip bu mekanlarla ilgili epeyce gözlem yaptım.

Öncelikle içerideki kalabalığın %90’ının turist olması bence bir sosyolojik tez konusu olacak kadar manidar ve üzerinde düşünülmesi gereken bir durum…

Greenhouse gibi çok şiddetle tavsiye edilenlerde gerçekten ortam dumanlı ve sadece ortamdaki duman bile alışkın olmayan birini sersemletmeye yetiyor… Herkes sanki vücut olarak orada olsa da; ruhen uçmuş gitmişler adeta… Amaç da bu değil mi aslında? Buna karşın genel turistik olanlarda bence o tüttürülen şeylerin çoğu oldukça hafif şeyler; zira herkes çok daha kendinde görünüyor… Bu arada coffeeshopa gittiniz diye illa uyuşturucu ısmarlamak zorunda değilsiniz; meşrubat ya da kahve de alabilirsiniz…

Bu mekanlarda fotoğraf çekmek kesinlikle yasak, denerseniz güvenlik gelip sizi sert bir şekilde uyarıyor, diretirseniz sorgusuz sualsiz, yaka paça dışarı atılabilirsiniz…

Cofffeeshoplarda alkol de bulunmuyor… Marijuana, meşrubat menülerinin yanı sıra bir de “space cake” adı verilen, marijuanalı kekler bulunabiliyor…

Hollanda’da her alanda kendini hissettiren nizam, coffeeshoplarda da oldukça belirgin bir şekilde uygulanıyor. Örnek verecek olursak, Baba isimli bir coffeeshopda otururken; arka masadaki bir Uzak Doğulu turistin yere düşüp bayıldığını gördük. Bunun üzerine güvenlik onu dışarı çıkarıp kaldırıma oturttu ve ayılana kadar ruhsuzca başında beklediler. Ayılınca da içeri almadılar ve gönderdiler… Kısacası Hollanda’da sistem hep insanın kendinden sorumlu olması gerektiği üzerine kurulu… Aslında coffeeshoplar turistlere yönelik değil de, sadece Hollandalıların gittiği yerler olsaydı, orada güvenlik bulundurmaya gerek olmayacağından neredeyse eminim… Kuralları koyarlar ve nasılsa herkes uyar…

 

Dampkring (Haarlemmerstraat 44)

Güzel ortamı olan ve tavsiye edilen bir mekan…

Baba (Warmoestraat 64)

Popüler ve kaliteli bir coffeeshop…

 

SMART SHOP NEDİR?

Halüsinojen mantarlar dört sene öncesine kadar coffeeshoplarda rahatça satılırken, birkaç turistin mantar sebebiyle hayatını kaybetmesi sonucunda büyük bir çoğunluğu yasaklanmış. Şimdi sadece hafif versiyonlarının “smart shop” adı verilen özel dükkanlarda satılmasına izin veriliyor. Smart shoplarda bu tuhaf görünüşlü mantarlar, kavanozların içinde, belli gramajlarda ayrıcalıklı bir havada sunuluyor. Tezgahtarlar konularında bilgili ve sizi aradığınız şeye yönlendiriyorlar… Ardından ise bir sürü uyarı yapmayı ihmal etmiyorlar… Tercih sizin…

Şehrin en tavsiye edilen smartshopu; Kokopelli, Warmoestraat 12 adresinde…

 

TUHAF HEDİYELER, DERİ KOSTÜMLER, ÇILGIN OYUNCAKLAR

Red light district ve çevresi, seks shopları, eğlenceli kondom dükkanları, kostümcüleriyle; aradığınız sıra dışı ne varsa size sunmaya hazır… Bu dükkanların ağırlıklı olarak kadın müşteriler dolu olması dikkatimi çekiyor… Dükkanlarda satılan şeylerin büyük bir çoğunluğu da erotik değil; hatta oldukça komik sayılabilir. Bu sebeple çoğunda gülme krizi geçiren küçük arkadaş gruplarına rastlamak olağan…

Öte yandan, cinsel hayatınıza biraz heyecan katmak istiyorsanız, bu dükkanlarda arayıp da bulamayacağınız bir şey yok…

Condomerie Het Gulden Vlies:

Warmoestraat 141,

Yüzlerce değişik kondom, rengarenk bir dükkan ve her daim çok kalabalık…

Webers:

Kloveniersburgwal 26,

Deri kostümler, çılgın kıyafetlerle fantazi dünyanızı zorlamak isterseniz; buraya buyrun…

 

BİR UYARI!!!

Son olarak Amsterdam’da sokakta uyuşturucu satışının tamamen yasak olduğunu, köşede sessizce bekleyerek, size fısıltıyla seslenen birinden hiç bir şey almamanız gerektiğini hatırlatır; eğer Amsterdam’a yolunuz düşerse, bu romantik şehirde bütün bu yukarıda anlattıklarımdan çok daha fazlası olduğunu belirtmek isterim…