Münih ilk bakışta zengin, şık ve orta yaşlı bir şehir. Bu yüzden Berlin veya Hamburg’un aksine, öğrenci veya bohem denildiğinde, Almanya’da ilk akla gelenlerden değil. Ancak bu orta yaşlı hanımefendinin içinde eğlenmesini bilen bir genç var ve Oktoberfest’in ötesinde bize çok şeyler vadediyor. Hem turistik de olsa Münih’e gitmişken yapılması keyifli şeylerden bahsedip, hem de şehrin biraz daha dar sokaklarına sokacağım sizi. Yazımın ilk kısmında Münih’in kuzeyinden güneyine sevdiğim mahallelerinden bahsedeceğim. Sonrasında ise Münih’te bundan çok daha fazlası olduğunu göreceğiniz başka öneriler vereceğim.


SCHWABING

Münih haritasına baktığınızda gözünüze çarpacak olan o dev yeşil alan; Englischer Garten. Dünyanın en büyük şehir parklarından bir tanesi ve özellikle hafta sonları şehirlilerle tıklım tıklım… Ağaçlardan oluşan bir gökyüzünün altında; yürüyüş yapanlar, koşanlar, bisiklete binenler, top oynayanlar, kitap okuyanlar, güneşlenenler… İster kalabalığa karışabilir; ister bir derenin kıyısında kafanızı dinleyebilirsiniz.

Şehrin en büyük bira bahçelerinden biri de bu parktaki Chinesischer Turm’da. Açık havada litrelik bardaklarda bira içip, Bavyera yemeklerini yiyebileceğiniz ve geleneksel kıyafetleriyle yodel* gruplarını dinleyebileceğiniz Biergarten’ların dünyaya yayıldığı yer Münih. Şehirdeki ve sanıyorum dünyadaki en büyük “bira bahçesi” Hirschgarten; ikincisi ise Englischer Garten içindeki Chinesischer Turm. Şehirde irili ufaklı onlarcası var. Bir kısmı turistik olsa da hala yerlilerin günlük hayatının bir parçası. Çoğu bira bahçesine kendi yemeğinizi götürmeniz mümkün olduğundan akşam yemeklerini bira bahçelerinde yemek Münihliler’in sıkça yaptığı bir şey.

İşte haritada bu parkın batısında kalan bölge Schwabing… Metrodan (U-Bahn) Münchner Freiheit veya Giselastraße duraklarından birinde inip sokaklarda kaybolabilirsiniz. Bohemliğiyle bir zamanlar Münih’in Montmartre’ı olarak anılan bu mahalle; zamanla bu dokusunu kaybetmeye başlayıp Leopoldstraße etrafına kayarak, bugünkü yirmi birinci yüzyıl havasına bürünmüş. Ancak Jugendstil (Art Nouveau) binaların serpiştirildiği ara sokaklarında yürümeye değer. Üstelik, iyi bir çocuk olursanız Ainmillerstraße üzerinde Kandinsky, Rilke ve Klee’nin evlerini görebilirsiniz.

*Yodel Nedir?

 

MAXVORSTADT

Schwabing’in güneyine gittikçe üniversitelilerin, kafelerin ve kitapçıların arttığını fark edeceksiniz. Eğer Leopoldstraße üzerinden yürüyorsanız, Universität (U-Bahn) durağını biraz geçip Schellingstraße’den sapın ve kendinizi ayaklarınıza bırakın. Münih’in iki büyük üniversitesinin bulunduğu bu mahallede özellikle Türkenstraße ve Barer Straße cıvıl cıvıl ve çok eğlenceli.

Bu iki sokağı geçtiğinizde bu sefer turistlerin arttığını göreceksiniz, çünkü müzeler bölgesine geldiniz. Burada her ilgi alanına hitap eden bir müze var ve her biri görülmeye değer. Benim kişisel favorilerim tasarım koleksiyonuyla Pinakothek der Moderne ve göz alıcı binasıyla Museum Brandhorst. Müzeler Pazar günleri ücretsiz ve çarşamba günleri ise sadece €1.

Birkaç Kafe ve Bar:

Picnic: Barer Straße 48 http://www.picnicen.de
Orangebox: Türkenstraße 61 http://orangebox-muenchen.de
Lost Weekend: Schellingstraße 3 http://www.lostweekend.de
Café Jasmin: Steinheilstraße 20 http://www.cafe-jasmin.com
Birkaç Kitapçı:

Words’ Worth: Schellingstrasse 3 http://www.wordsworth.de
The Munich Readery: Augustenstraße 104 http://readery.de

ALTSTADT-LEHEL

Münih’in merkezi Marienplatz. Gotik mimarisiyle Neues Rathaus (Yeni Belediye Binası) ve üzerindeki Glockenspiel de bu meydana bakıyor. Her gün saat 11:00 ve 12:00’de (yaz aylarında ayrıca 17:00’de) on küsur dakika süren ve kırk üç çanın çaldığı, müzikli hikayeyi burada izleyebilirsiniz.

Bu civarın en eğlenceli keşfi ise Viktualienmarkt. Burası bir pazar ve Münih’te ne yenip içildiğini öğrenmek için muhteşem bir fırsat. Her yerde olduğu gibi burada da bir Biergarten var. Geleneksel Bavyera sosisi Weisswurst ve yanında gelen pretzel; Brezn ile tatlı hardal sosu Weisswurstsenf’i en çok burada sevdiğimi belirtmeliyim.

Marienplatz ve bir başka merkezi meydan olan Karlsplatz arasındaki yol bir alışveriş caddesi. Daha keyifli olanı ise Marienplatz ve kuzeyindeki Odeonsplatz arasındaki cadde… Odeonsplatz’ın hemen yanındaki Hofgarten şehrin onlarca güzel parkından sadece bir tanesi…

Münih’in başkenti olduğu Bavyera Eyaleti’nin bira fabrikası Hofbräuhaus yine bu bölgede. Turistik olsa da yerel biraları ve Bavyera yemeklerini denemek için iyi bir lokasyon.

 

LUDWIGSVORSTADT-ISARVORSTADT

Marienplatz’da alışveriş merkezi olan Galeria Kaufhof’un yanından güneye inen alışveriş caddesi sizi Sendlinger Tor’a getirecek. Burası da yeme içme için, şehrin güzel noktalarından bir başkası…

Şimdi şehir merkezinin, yani Altstadt’ın güneyindeyiz. Bu bölgedeki Glockenbach mahallesi ve Gärtnerplatz, Münih’in belki de en “hip” yerleri. Bu ünvanını New York’taki Williamsburg ve İstanbul’daki Karaköy’le benzer şekilde elde ettiğini söylersem, sanırım kafanızda az buçuk bir resim canlanır… Gentrification (Maalesef henüz tatmin edici bir Türkçe çevirimiz yok), yani LGBT dostu olan bu mahalle şık barlar ve vintage dükkanlarla dolu. Benim önerimse bir kiosk veya bardan şişe biranızı alıp Gärtnerplatz’da çiçeklerin arasına uzanmanız. Saat ilerledikçe, bunu pek çok kişinin yaptığını ve yer bulmanın epey zor olduğunu göreceksiniz. Gärtnerplatz, altı caddenin birleştiği bir meydan… Hangisinden geldiğinizden bağımsız olarak, diğer beşini de keşfetmenizi öneririm.

Gloeckenbach’ta Hans-Sachs-Straße ve Fraunhoferstraße yürüyebileceğiniz caddelerden sadece ikisi. Burada göreceğiniz her sokak başka sürprizler çıkaracaktır önünüze.

Birkaç Kafe ve Bar:

Café Kosmos: Dachauerstrasse 7 http://www.cafe-kosmos.de
Tushita Teehus: Klenzestraße 53 http://tushita.eu
Auroom: Hans-Sachs-Straße 20 http://www.auroom.de
Zum Wolf: Pestalozzistrasse 22 http://zumwolf.com
Zephyr Bar: Baaderstraße 68 http://www.zephyr-bar.de

 

MÜNİH HAKKINDA İPUÇLARI & GÜNÜBİRLİK GEZİLER:

  • Englischer Garten’a doğusunda paralel akan nehrin ismi Isar. Bir akşamüstü mutlaka nehrin kıyısında oturun ve manzaranın keyfini çıkarın. Bunu yapmak için en popüler lokasyonlardan biri şehrin iyice güneyinde yer alan Flaucher. Burada çakıl taşlarının üzerine yayılabilir, kendi barbekünüzü yakabilir veya Biergarten’da oturabilirsiniz. Ancak burayla kısıtlı kalmayın. Haritaya baktığınızda Isar’a yakın herhangi bir metro istasyonunda inip yolunuzu nehre çıkarabilirsiniz.
  • 1972 Yaz Olimpiyatları için inşa edilen Olympiapark, günümüzde konser alanı, park, buz pateni pisti gibi muhtelif amaçlara hizmet ediyor. Benim en sevdiğim ise cuma ve cumartesileri kurulan devasa bit pazarı.
  • Şehir turu yapmak isterseniz 19 numaralı tramvayla şehri batısından doğusuna gezebilirsiniz.
  • Starnberger See (S-Bahn 6) ve Ammersee (S-Bahn 8) toplu taşımayla gidebileceğiniz iki göl ve ikisi de yüzmeye, çevresinde yürümeye, bisiklete binmeye değer. Maceracı olursanız kendinize ait bir koy bulabilir ve harika bir gün geçirebilirsiniz.
  • Naziler’in ilk toplama kampı Dachau, Münih’in merkezine kırk dakika uzaklıkta.
  • Almanya’nın en yüksek dağı Zugspitze’nin eteğinde bulunan Garmisch-Partenkirchen, doğa yürüyüşü sevenler için Partnachklamm (Partnach Boğazı) gibi göz ovuşturup; iç çektirecek manzaralar vadediyor.
  • Kışın giderseniz Kasım sonundan 24 Aralık’a kadar her gün kurulan ve Almanya’nın en güzel geleneklerinden biri olan Noel pazarlarına (ülkenin kuzeyinde Weihnachtsmarkt güneyinde ise Christkindlmarkt) mutlaka uğrayın. Marienplatz, Sendlinger Tor ve Chinesischer Turm seçeneklerinizden bazıları. Glühwein (sıcak şarap) içmeyi unutmayın!

 

*Bu yazıda kullanılan fotoğraflar arkadaşım Lena Jaegemann’a aittir.

*Bu yazı Cansu Oranç tarafından yazılmıştır.